Tayyip 4-c'nin ne olduğunu bilmiyormuş haberlerini(Çar babamızın zulümden haberi yok) hükümetin geri adım atacağının bir işareti olarak okumuştum.İşçiler de benzer bir biçimde düşünüyordu olasılıkla.
Şimdi, 50 güne yaklaşan sürecin sonucunda işçilerde kazanım olacağına dair bir beklenti oluşturulup, kötü örgütlenmiş bir genel grevle morallerinin kırılması yönünde bir dalavere bile ihtimal dahilinde geliyor.
Ama sakaryanın sokaklarına sıkıca tutunmuş, neşesi ve çoşkusu yerinde yeni mahallemizin öyle kolay taşınmayacağını biliyorum.
Daha sonra, tekrar birşeyler karalamak kaydiyle konuşayım, orada geçirdiğim kısacık zamanlar benim için bir her seferinde yeni bir "keşif" oluyor.Aslında durumun kendisinin bolca "keşifler" içerdiğini düşünüyorum. Erkan goloğlu "tüpçüleriyle" beraber dayanışmaya gittiğini yazıyor ardından bir grup "gerçek" berberin dayanışmak için saç traşı yaptığını okuyoruz. Dilimizden düşürmediğimiz sınıf, bir gümbürtünün içinde elbirliğini işliyor. Biz de kendimizi çektiğimiz fotoğrafları işçilere dağıtıp ağız dolusu gülerken yakalıyoruz.
Babasının benim kızım diyerek elimden kaptığı fotoğraf
Dayı ve yiğen
Diyarbakır çadırındaki Hamza baba, yarına fotoğrafımı isterim deyince diyarbakır çadır turumuz başladı. Ancak yukardaki fotodan da görülen beceriksizliğim sonucu maceramız hemen bitmedi...
Trabzon çadırının atkıları. Tribünlerin desteğini en hakeden şehir sergiliyor.
Meratanın da bahsedeceği üzere tribünlerde bir sürü dayanışma eylemi oldu. Gençler tribünü merkezi eylemde yerini aldı. Fenerbahçe tribününde pankart açıldı. Ankaragücü Diyarbakırspor maçından sonra iki tribün beraber ziyarete geldi. Ankaragücü Galatasaray maçında, Sokakcılar ve Tekel işçileri eylem yaptı ve gözaltına alındı. İzmirde bir basket maçında tekelciler eylem yaptı.
Tokat çadırındaki Hüseyin abinin çümbüşü de sesi de gayet güzeldi. İlk önce bir türkü, sonra sloganlar, akabinde dışardan bir ses "vur mehter" diye , türkü söylemeye devam.
0 Responses to "Tekel Direnişi 47. Gün"
Yorum Gönder