sokak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sokak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Hele hele

marti ve haç


Sayın merata'ya verdiğimiz sözü tutmak için yeni bir başlık açalım. Eski defterleri şöyle bir karıştırdım da, en son 20 şubatta bir şeyler yazmışım. Uyku diyerek de bitirmişim, tahmin ettiğiniz üzere her ortalama ayı gibi benim de hazirana kadar kış uykusundan uyanmam icab ediyordu, uyandım. Yine aynı postta bir şeyler yazasım var demişim, kolpalıktaki limitlerimi de buradan hesaplarsınız gayrı. O zamandan bu yana şöyle bi neler oldu desek, sabahı hem de yarın sabahı bulacağımızdan dolayı, bu bahsi kapatalım. Fotoğraf yüklemekte tembellik edip, flickr kullandım o zamandan bu yana. üç kuruşluk yeri bizden esirgeyip üçer üçer foto yükleten google utansın ne deyim.

Şimdi de flickrdan tek seferde foto aktarma yollarını arıyorum. bir script aradım ancak bulamadım. apisi kolaysa belki denerim yazmayı.

Neyse romalılar, yeni bir şeyler koymayalım bu sefer de, daha önceden flickrda olanlardan bir kuple sunalım. ısınma olsun.

Bir de devlet-i alimize arz etmeyi borç bilirim: şu memurlarına sahip çıksınlar, nerede nümayiş orada bunlar.

Sarıyer,Eyüp ve ikisinin arasına ait fotoğraflar efenim. seviyorum bunları.



uçurtma

yansima

ne zaman

yassah

ne

tepeden

çay

gidilemez

gittin

sis

kaplan

uçurtma

kaplan

donunda

çizgi

ev

bugday

sari denizalti

sokak

1 Mayis'ta Ankara


17 nisan eğitim sen eylemi

Newroz '10



tekel direnişinde iki gün







20 şubat dayanışma günü kısım I


mini tmmob

20 şubat, ankara'nın yaşadığı en güzel günlerden biriydi kanımca. hatırası bulanmış, ünlü kesk eylemi kadar sarsıcı değildi belki, ama bir buluşma, yanyana olma hissi sokakları doldurmuştu

20 şubat ve 21 şubatta 800'e yakın fotoğraf çektim(parmak ishali). Tabii ki çoğu beş para etmez, ki buraya koyacaklarım da bu durumdan azade değil. lakin olanlar bir hatırlasın olmayanlar da çatlasın diye uğraştım canlar.

sabah evden çıkarken, 4 şubatta eyleminde yaptığım hatayı göz önüne alarak oldukça tedarikliydim. lakin bu sefer de boku çıktı tedariğin, zira bahar havası vardı dışarda.

sabah ilkin atalay'ın dişi için iğne yaptırmaya 3 acil servis dolandık ve işten çıktıktan 10 gün sonra biten sağlık güvencesinin sülalesini, diğer bir çok şeyin sülalesiyle beraber saygıyla andık. bu 10 gün meselesi 1 haftadır uygulanıyor ise de, cuma günü medyada yer aldı(ve cuma akşamı da s.s. geri çekildi). Tekel işçilerini sıkıştırmak için bir hamle olarak düşünülmüş olma ihtimali de olan bu durumu yaratanların ise işten çıkarıldıktan 9 gün sonra temiz bir dayağa ihtiyaçları olduğu kesin.

Sıhhiye'den, kolej'e geldiğimizde, kitleyi kolejde kuyruğundan yakaladık. Hızlıca sakaryaya vardığımda geçen haftaki eylemin mekanı kapılmış, disk alttan, ödp üstten, türk-iş yandan derken, sakaryanın sınırları,sokakları tümüyle dolmuştu. Velhasılı kelam bu bölümümüzde yürüyüşün fotoğrafları var...
Ve şimdilik burada bırakıyorum çünkü, 1- parmak ishalinden sonra klavye ishaline tutuluyorum galiba.
2- picasa sağolsun, yine fotoğraflar yüklenmiyor onun için yalnızca slideshow var, fotolarla beraber üç beş kelam edesim olduğu için, yüklemeyi bekleyeceğim.
3- uyku.



Dikmen Yürüyüşü (61. gün)

Tekel Direnişinin 61. gününde çeşitli kurumlar(unuturum diye saymıyorum hepsini) mahallelerde destek yürüyüşleri tertip etti. Dikmen'deki yürüyüş, yeterince duyurulmadığından belki, görece zayıftı. bizim mahallede yürümek nasip olmamıştı bugüneymiş.




Uzman çavuşlar eylemde



Kent A.Ş işçileri,Tekel işçilerinin mekanı olmuş olan Abdi İpekçide uzman çavuşların çadırını görmek şaşırtıcı oldu. Tekelcilerin yanına giderken denk gelip fotoğrafınızı alabilir miyim dediğimde, adım, işim üzerine kısa bir muhabbet de edildi. Bu şaşırtıcı olmadı tabi.
Uzman erbaşlar'ın özlük haklarına dair bir dizi sıkıntısı mevcut. derneklerinden pek bir kaynağa ulaşamasam da, eylemle ilgili haberi paylaşayım
http://www.haberler.com/uzman-erbaslar-abdi-ipekci-parki-nda-oturma-eylemi-haberi/


Tekel Direnişi 59. gün


Tekel Direnişinin 59. gününden fotoğraflar, işçiler direnmeye, hükümet yalan ve tehditlerine devam ediyor. En son posttan bu yana aklımda kalanlar şöyle,
1- İşçiler pkklı, şeytan diyen bakan özür diledi
2- İşçilerden birinin kızının intihar etmesinin üzerine medya atladı. Doğan'ın gazeteleri, başbakan el attı, süreverdi, hopladı,zıpladı başlıklarıyla erdoğanın tehditlerini onaylayan bir tonda aktarırken, sansasyonel gördükleri haberleri de kendi seviyelerine uygun bir biçimde yansıtıyor.
Yine aklımda kalan, direnişin öngörülen etkilerinin önünü şimdiden almak isteyen psikolojik harp haberleri: Yunanistan batıyor,Türkiye çıkıyor.çünkü orada asgari ücret 1300 türkiyede 600. Halinden memnun olmayanlar okusun: 11 yaşında engelli çocuk annesine çalışarak bakıyor.
3-konfederasyonlar yeni eylem planlarını açıkladılar,(danıştaya 4cnin iptali için dava açtılar) eylem planlarında dışardan bir pozisyon değil de, sahiplenici bir tarafını göremedim ne yazık ki. Konfederasyonların sözlerinin ne kadar ciddiye alınması gerekir orası da muamma.Mesela direnişin başında her hafta bir saat artarak iş bırakma eylemi yapılacaktı, ki bu hesapla şu anda süresiz genel grevde olmamız gerekirdi.
4- Tek gıda iş açlık grevini bitirdi ama 16 işçi devam kararı aldı. Doktorlar hayati tehlikeden bahsediyor.
5- Bir grup tekel işçisi emine erdoğanla görüşmeye gidip tayyiple görüştüler. Bu kısım şov hissiyatı oluşturmuştu. İşçilerin görüşme olumlu geçti,sonuçları bizde kalsın demesi vs. Ancak ertesi gün, tayyibin alın 4cyi gidin dediğini öğrendik.

Benim bu haftadan aklımda kalan bunlar.Bir de yukardaki fotoğraflarda görülen akşam yürüyüşü sırasında "sıradan vatandaşın" söylediği söz:
"Bunlar böyle bağırıyorsa, bu işin peşini bırakmazlar."

Tekel Direnişi 54. gün




cumartesi gününden fotoğraflar, hava güneşli. Bastırdığımız bir kaç fotoyu vermeye gittiğimizde tekelciler de yürüyüşe başlamışlardı. Yürüyüş düzenli olarak bir öğlen bir de akşam yapılıyor.

bugünün devlet incisi bakanı hayati yazıcı'dan gelmiş. bi grup dangalak çıkar, 4c ye razıyız diye eylem yapacaz der. bunlar böyle der. daha ne kadar rezilleşeceksin bakalım.

Üretim araçlarının mülkiyeti





Zorunlu düzeltme (picasa kendini debug modda zannetiği için, localhostlu abuk subuk bir link üretmiş, bu yüzden fotoğraflar benim bilgisayarımda görünürken, dünyanın geri kalanı fotoğraflardan mahrum kalmış, işveren olmak böyle işte bütün dünyayı kendi suretimize benzetiyoruz.Şimdi fotoları kaldırıp flickrdan bir slideshowla tembellik yapıyorum. )

4 şubatta eylem alanına giderken, kendimi çıkarımı toplumun çıkarı olarak örgütleme niyetiyle tz-5'i yanımda götürdüm. Mülksüzleşmiş kitlelerin emeğinin ürünlerine de bir güzel el koydum dostlar. Bu görmüş olduğunuz fotoğraflar yanımda istihdam ettiğim yoldaş ve likican arkadaşlara aittir. Tek suçum merhamet göstermekti...


Tekel Direnişi 4 şubat (52. gün)


IMG_1078, originally uploaded by sontilki.

4 şubat fotoğrafları

fotoların slideshowu






Tekel Direnişi 49. gün

Pazartesi sabahı, bir önceki posttaki fotoğrafları vermek için koştura koştura sakaryaya gittim. Bir taraftan havanın güzelleşmesine sevinirken, bir taraftan da bugün süreç sonuçlanabilir diyordum.işçiler çoktan uyanmış çaylar demlenmişti. Hamza abiden güzel bir çay içtikten sonra ayaküstü çektiğim fotoğraflar bunlar da.
Şimdi hava bozdu, köprüler atıldı,açlık grevi tekrar başladı ve 4 şubatta genel grev var.
"Yiyin babo yiyin meydan sizindir
Köşkler saraylar hanlar sizin ama
Onu yapan eller emekler bizimdir "
demiş mahsuni, o havalardan okumaya devam












Tekel Direnişi 48. gün

Hamza abinin bu sefer daha düzgün çekmeye gayret ettiğim fotoğrafı. Kendisi de özel poz verdi tabelasının önünde. Şimdi destek için açlık grevinde.
Pazar günü çıkardığımız fotoğrafları dağıtırken bi seri fotoğraf daha geldi,pozlar özeldir.












Ragıp can'dan ikram

Tekel Direnişi 47. Gün

Bu fotoğraflar upload edilirken, kumlu tayyiple görüşmeden çıktı ve uzlaşma yok dedi. Yarın konfederasyonlar görüşecek ve büyük bir olasılıkla 3 şubatta (iki gün sonra) genel greve gidilecek.

Tayyip 4-c'nin ne olduğunu bilmiyormuş haberlerini(Çar babamızın zulümden haberi yok) hükümetin geri adım atacağının bir işareti olarak okumuştum.İşçiler de benzer bir biçimde düşünüyordu olasılıkla.

Şimdi, 50 güne yaklaşan sürecin sonucunda işçilerde kazanım olacağına dair bir beklenti oluşturulup, kötü örgütlenmiş bir genel grevle morallerinin kırılması yönünde bir dalavere bile ihtimal dahilinde geliyor.

Ama sakaryanın sokaklarına sıkıca tutunmuş, neşesi ve çoşkusu yerinde yeni mahallemizin öyle kolay taşınmayacağını biliyorum.

Daha sonra, tekrar birşeyler karalamak kaydiyle konuşayım, orada geçirdiğim kısacık zamanlar benim için bir her seferinde yeni bir "keşif" oluyor.Aslında durumun kendisinin bolca "keşifler" içerdiğini düşünüyorum. Erkan goloğlu "tüpçüleriyle" beraber dayanışmaya gittiğini yazıyor ardından bir grup "gerçek" berberin dayanışmak için saç traşı yaptığını okuyoruz. Dilimizden düşürmediğimiz sınıf, bir gümbürtünün içinde elbirliğini işliyor. Biz de kendimizi çektiğimiz fotoğrafları işçilere dağıtıp ağız dolusu gülerken yakalıyoruz.

Babasının benim kızım diyerek elimden kaptığı fotoğraf




Dayı ve yiğen
Diyarbakır çadırındaki Hamza baba, yarına fotoğrafımı isterim deyince diyarbakır çadır turumuz başladı. Ancak yukardaki fotodan da görülen beceriksizliğim sonucu maceramız hemen bitmedi...



Trabzon çadırının atkıları. Tribünlerin desteğini en hakeden şehir sergiliyor.
Meratanın da bahsedeceği üzere tribünlerde bir sürü dayanışma eylemi oldu. Gençler tribünü merkezi eylemde yerini aldı. Fenerbahçe tribününde pankart açıldı. Ankaragücü Diyarbakırspor maçından sonra iki tribün beraber ziyarete geldi. Ankaragücü Galatasaray maçında, Sokakcılar ve Tekel işçileri eylem yaptı ve gözaltına alındı. İzmirde bir basket maçında tekelciler eylem yaptı.

Tokat çadırındaki Hüseyin abinin çümbüşü de sesi de gayet güzeldi. İlk önce bir türkü, sonra sloganlar, akabinde dışardan bir ses "vur mehter" diye , türkü söylemeye devam.